Siyonist rejim İsrail’deki Arap Vatandaşları İzleme Yüksek Komitesi’nin çağrısı üzerine, Arap toplumunda suçun yayılmasını protesto etmek için 29 Mayıs’ta işgal altındaki Kudüs’ün Batı kesiminde İsrail hükümet binalarının önüne çadırlar kurularak başlatılan eyleme dün de devam edildi.

İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin oluşturduğu Ortak Arap Listesi Bloku Milletvekili Ahmed Tıybi, İsrail’deki Arap toplumunu kapsayan suç dalgasının, İsrail polisinin suç ortaklığıyla daha da kötüleştiğini söyledi. Tıybi, “İsrail polisi, İsrail ordusuna ait üslerden Arap beldelerine silah kaçakçılığı yapılmasına izin veriyor ve o silahın yayılması bizi öldürüyor ve yok ediyor” dedi.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı ırkçı Itamar Ben-Gvir’in “ırkçılığı ve Araplarla ilişkileriyle” çözümün değil, sorunun bir parçası olduğunu ve ayrıca hükümetin de bu konuda bir politikasının bulunmadığını kaydeden Tıybi, Siyonist İsrail polisinin suç örgütlerinin kim olduğunu bildiğini, ancak onlara göz yumduğunu ya da suç ortağı olduğunu ifade etti.

Ben-Gvır bizzat suçun parçası

Milletvekili Tıybi, “Ben-Gvir, bir Yahudi işgal biriminde yaşıyor ve o işgal birimleri dünyanın en büyük terör örgütüdür ve en büyük suç projesidir, dolayısıyla suçla mücadelenin adresi olamaz, çünkü o (Ben-Gvir) suçun bir parçasıdır” diye konuştu.

Arap toplumunun protestoya devam etmek ve sesini duyurmak istediğini, ancak hükümetin bu kaosa bulaştığını ve suç ortağı olduğunu dile getiren Tıybi, son dönemde suç örgütleri arasında çıkan çatışmaların da “kurban ve ölü” sayılarının artmasına neden olduğunu aktardı.

İsrail’deki Arap Vatandaşları İzleme Yüksek Komitesi’nin verilerine göre, ülkedeki Arap toplumunda bu yılın başından bu yana cinayet kurbanlarının sayısı 6’sı kadın ve 2’si çocuk olmak üzere 78’e ulaştı.

Genellikle İsrail hükümeti, kendi vatandaşları ile Arap partileri ve kurumlarının liderlerinin, “ülkedeki Arap toplumunda işlenen suçların ortağı olmakla ilgili” suçlamalarını reddediyor.

İsrail nüfusunun yaklaşık yüzde 21’ini oluşturan Araplar, hükümetin kendilerine karşı cinayetlerle ciddi bir şekilde ilgilenmemek de dâhil olmak üzere bir “ayrımcılık” politikası uyguladığını söylüyorlar.(Milli Gazete)