Rusya Hava Kuvvetleri'nin Suriye'ye askeri operasyonunun başlamasının altıncı yıldönümünde Rusya'nın Şam Büyükelçisi Aleksandr Yefimov, Suriye'deki güncel gelişmeleri, bu ülkedeki siyasi uzlaşma sürecini, Suriye konusunda Moskova-Tahran ittifakını değerlendirdi.

Russia Today’a röportaj veren Aleksander Yefimov, “30 Eylül 2015'ten sonra Suriye askeri operasyonundaki gelişmelerin seyrinde en etkili olay nedir” sorusu üzerine şunları söyledi: ‘Savaş ister Doğu Guta, Tadmor ve Deyrizor gibi önemli şehirlerin geri alınmasında olsun ister başka herhangi bir küçük operasyon için, bu bağlamda belirli bir olayı bu çerçeveye sığdırmak istemiyorum. Hepsi, Suriye'nin terörizmden tamamen kurtuluşu ve Suriye hükümetinin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin yeniden inşası için eşit derecede önemli adımlardır.

En önemli başarımızın sadece Suriye hükümetinin varlığını savunmak için değil, aynı zamanda pek çok şeyin kontrolünü yeniden kazanmak için Suriyelilere yardım etmek olduğuna inanıyorum.’

Rusya'nın Suriye Büyükelçisi, Suriye krizinin siyasi çözümü ve Astana süreci ile ilgili olarak şu ifadelerde bulundu: ‘Her halükarda Rusya'nın doğrudan katılımıyla oluşturulan Suriye krizinin siyasi çözümüne yönelik mekanizmalar, Suriye Arap Cumhuriyeti'ndeki durumun normalleştirilmesinde ve Suriye'de kapsamlı bir iç diyalog kurulmasında hala önemli bir rol oynamaktadır. Bu olmadan, Suriye’de uzun vadeli barış ve istikrar olası değildir.

Suriye'de siyasi uzlaşma süreci şu anda çok aktif değil. Bunun birçok nedeni var, çünkü iki taraf arasında birikmiş çelişkilerin miktarı çok yüksek ve bunları yapıcı bir şekilde tartışmak karşılıklı güven düzeyine ulaşmak biraz zaman alacaktır.

Bu durumda en büyük zorluk, bazı yabancı tarafların Suriye'deki iç müzakerelere herhangi bir şekilde müdahale etme veya bozma yönündeki sürekli çabalarıdır. Bu kesinlikle kabul edilemez. Çünkü siyasi sürecin Suriyeliler tarafından ve onlarla birlikte yürütülmesi gerekiyor.

Tüm yabancı aktörler Suriye halkının gerçek çıkarlarını göz önünde bulundursa ve planlarını başkalarını kullanarak ilerletmeye çalışmasaydı, Suriye krizinin nihai çözümü çok daha hızlı ve kolay olabilirdi.’

Aleksander Yefimov, röportajın devamında, “Rusya'nın Astana sürecindeki ortaklarından biri de İran. İran Rusya'nın müttefiki mi yoksa gelecekte Rusya'nın Suriye'deki misyonunu zorlaştıracak bir güç mü? Biz daha çok, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve Suriye krizinin Suriyelilerin katılımıyla çözülmesi gerektiğini ve Moskova ve Tahran'ın Suriye krizini çözmenin bazı kilit noktalarında birkaç büyük çelişkisi yaşadığını tartışan uzmanların görüşlerini duyuyoruz. Gerçekten de durum böyle mi?” sorusu üzerine şunları söyledi:

‘Moskova ve Tahran arasında ihtilaf olduğu konusunda bu tür tartışmalar yeni bir şey değil. Bu propaganda, öncelikle Rusya ve İran ile ortak müttefikimiz Suriye arasında anlaşmazlık yaratmaya çalışan kişiler tarafından aktif olarak yürütülmektedir. Örneğin ben şahsen Rusya ile İran arasında Suriye konusunda herhangi bir ihtilaf olduğunu bilmiyorum.

Ayrıca Suriye'de ortak bir amaç için çalışıyoruz. İran İslam Cumhuriyeti de Rusya gibi yasal olarak ve Suriye makamlarının daveti üzerine burada bulunmaktadır ve ülkemiz gibi Şam'ın yıllardır devam eden krizin yol açtığı ciddi sorunları çözmesine yardımcı olmaktadır.

Moskova ve Tahran arasında Suriye konusunda her düzeyde, hatta en üst düzeyde sürekli bir etkileşim var ve bunun somut sonuçları var, dolayısıyla bundan şüphe etmek için bir neden göremiyorum. Biz aynı psikolojiyle çalışmaya devam edeceğiz.’

Rusya Büyükelçisi, siyonist rejimin Suriye topraklarına yönelik saldırılarına ilişkin olarak şunları söyledi: ‘Şam'daki yerleşim yerlerini hedef alabilecek bu saldırıların tamamen yasadışı olduğunu ve bu tür saldırıların sadece Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğini ihlal etmekle kalmayıp uluslararası hava trafiğini ve ülkedeki mevcut askeri ve siyasi durumu da tehdit ettiğini defalarca dile getirdik.

Siyonistler bu tür saldırıları güvenlik gerekçesi ile gerçekleştirdiklerini iddia ediyorlar, ancak gerçekleştirdikleri saldırılar aslında provokatif niteliktedir ve hiçbir şekilde Suriye Arap Cumhuriyeti'nde barış ve istikrarın çıkarına değildir. Bu tür herhangi bir olay, yalnızca masum insanların yaşamları için bir tehdit olmakla kalmaz, aynı zamanda kontrol edilemez askeri gerginliklerin alevlenmesine yol açma riskini de taşır.’

Rusya Büyükelçisi, Suriye'nin kuzeyindeki durumu ve Türkiye'nin doğrudan yardımıyla kurulan el-Ceyş el-Vatani el-Suriye ve Cephe el-İnkaz el-Vatani gibi silahlı örgütlerin varlığını değerlendirerek şunları söyledi: ‘Suriye topraklarının yabancılar tarafından işgalinin yasadışı olduğunu ve sona ermesi gerektiğini yineliyorum. Rusya elbette bu işgalden kaynaklanan yeni sosyal ve demografik gerçekleri tanımıyor. Türkiye ile ilgili olarak, Suriye Arap Cumhuriyeti'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı temelinde Suriye sürecinde Ankara ile işbirliğimizi her zaman sürdürüyoruz.’(Rast)