Birçok Filistinli direniş gruplarının askeri kanatları şemsiyesi altında toplayan Ortak Operasyon Odası konuyla ilgili yayınladığı bildiride, eğitim alanlarında ve sahada gerçekleştirilecek tatbikatın tüm grupların katılımıyla yapıldığı açıklandı. Bildiride, tatbikatın amacının Filistin direnişinin çeşitli tehditlere karşı koyma gücünü artırmak olduğu kaydedildi.
Bildiride ayrıca Filistin direnişinin Filistin halkının ve kutsal değerlerinin sağlam dayanağı olmaya devam edeceği dile getirildi. Filistinli direniş gruplarının ikinci kez bu tür ortak bir tatbikat gerçekleştirdikleri, Ortak Operasyon Odası’nın ilk tatbikatı “Er-Rukn Eş-Şedid” adıyla Aralık 2020’de düzenlediği bildirildi.
Filistin direniş gruplarının tatbikatı birkaç boyuttan önemlidir.
Birinci boyut, tatbikatın zamanlamasıdır. Tatbikat, Kudüs'teki işgalci rejimin Filistinlilere karşı işlediği cinayetlerin ve bastırma eylemlerinin arttığı bir dönemde yapılıyor. İsrail rejimi, 12 Günlük savaştan bu yana cinayetlerini durdurmazken üstelik çeşitli şekillerde daha da yoğunlaştırmaya çalışmıştır. Son olayda, Filistin Kızılay Cemiyeti Cumartesi akşamı yaptığı açıklamada, korsan rejimin Nablus'un kuzeybatısındaki Burka bölgesine düzenlediği hava saldırılarında 247 Filistinlinin yaralandığını duyurdu.
Direniş gruplarının tatbikatı ise, Siyonist rejime bu tür cinayetlerinin devam etmesinin sonuçları konusunda bir uyarıdır. Bu bağlamda direniş gruplarının, böyle bir tatbikat düzenlemenin amacının, bu grupların çeşitli zorluk ve tehditlerle yüzleşmedeki etkinliğini ve mücadeleye hazır olmaları seviyelerini artırmak olduğunu belirtmek gerek.
İkinci boyut, Filistin direniş gruplarının Siyonist rejime yönelik uyarılarıdır. Siyonist rejim, Mayıs 2021'de ateşkes kapsamında Filistinlilere karşı yükümlülüklerini, cinayetlerin durdurulması ve esirlerin takası dahil taahhütlerini yerine getirmedi.
Tatbikat, Siyonist rejime, taahhütlerini yerine getirmediği takdirde kapsamlı bir savaşla karşı karşıya kalacağına dair bir uyarıdır.
El-Arabi El-Cedid gazetesi ise bazı Filistinli kaynaklardan naklen, arabulucuların Siyonist rejimi taahhütlerine geri getirme çalışmalarının sonuçsuz kalması halinde Gazze Şeridi'nde direniş gruplarının ırkçı rejime karşı eylemlerini kademeli olarak yoğunlaştıracaklarını söylediklerini aktardı.
Üçüncü boyut, Filistin direniş grupları arasındaki yakınlaşmadır. Tatbikat, Rukn Eş-Şedid tatbikatının ikinci ayağı olarak çok sayıda Filistinli grubun katılımıyla gerçekleştiriliyor. Benzer tatbikatlar, gerektiğinde tehdide karşı koymak için Filistin direniş grupları arasında yakınlaşmaya yol açacaktır.
Filistinli Direniş Gruplarının ortak odası bildirisinde de belirtildiği üzere: "Tatbikat, yakınlaşmayı sağlamak ve kavramları birleştirmek ve görevlerin yetkili ve verimli bir şekilde yürütülmesini hızlandırmak için tüm direniş grupları arasında deneyim aktarımı yapmak için eğitim ve askeri faaliyetleri içeriyor."
Dördüncü boyut, Batı Şeria ve Kudüs'teki Filistin şehadettalep operasyonlarıyla bu tatbikatın zamanlama olarak denk gelmesidir. Batı Şeria ve Kudüs şehri son günlerde Siyonist işgalciler ile karşı karşıya gelmek ve şehadettalep operasyonlarına sahne olmaktadır. Bu tatbikat bir bakıma Filistinli grupların direnişe verdiği önemi ifade ediyor. Nitekim şehadettalep operasyonları bireysel olarak yürütülürken, Filistinli gruplar da işgalci rejime karşı hazırlıklı olduklarını ve beraber çalıştıklarını vurguluyor.
Bu bağlamda Filistin İslami Direniş Hareketi'nin Hamas liderlerinden "Abdulhekim Hanini", İsrail düşmanının geniş çaplı bir savaşa hazırlanması gerektiğini belirterek, "Siyonist yerleşimcileri püskürtmek ve onların hareketlerini durdurmak gerekiyor." demişti.
Geçtiğimiz pazar günü 26 Aralık’ta başlayan tatbikat dört gün devam etti. Tüm direniş gruplarının askeri kanatlarının katıldığı ortak askeri tatbikatta, silahlı direniş konusunda değişik alanlarda operasyon denemeleri yapıldı.
Hamas'ın askeri kanadı durumundaki İzzettin Kassam Tugayları'nın komutanlarından Eymen Nevfel, Kassam Şehitleri web sitesine yaptığı açıklamada düzenlenen operasyonların, direniş güçlerinin işgal saldırısına karşı durma konusunda Filistin halkının tercihinin arkasında durduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.
Nevfel açıklamasında aynı zamanda, direnişin Ortak Operasyon Odası'nın, esirler davasını öncelikler listesinin başına koyduğu konusunda dosta da düşmana da mesaj gönderdiğini, esirler ve İsra beldesi konusunda son sözü direnişin söyleyeceğini ifade etti.
Nevfel, işgal rejiminin mühendislik hesaplarının ve Gazze'nin doğusuna ördüğü duvarın onu ve askerlerini koruyamayacağına dikkat çekti. (İsrail Post)



