Devrim Muhafızları sözcüsü yaptığı açıklamada: "Serdar Süleymani'nin en büyük hedefi veya en önemli hedefinin Kudüs'ün kurtuluşu için Direniş Cephesi'nin güçlendirilmesiydi ve bu eğilim son iki yılda büyüyor ve ilerliyor." diye belirtti.
"Hacı Kasım ve arkadaşlarının cenazesinin ardından İran, Ayn'ul Esed'e füze saldırısı düzenledi, bu konunun stratejik önemi neydi?" sorusuna Devrim Muhafızları sözcüsü şu yanıtı verdi:
"Önemli olduğuna inandığım ilk konu, Devrim Muhafızları komutanlarının, Hacı Kasım'ın mutahhar bedeni gömülmeden önce Amerikan ordusundan ilk intikamı almayı ve ilk tokadı atmaya niyetlenmiş olmalarıydı ve gördüğünüz gibi, sabah saat üç buçuk sularında Irak'taki Amerikan askeri üssü Ayn el-Esed'e karşı bir askeri operasyon düzenlendi. Amerikalılar nasıl karşılık verirse versin, önemli olan ilk olarak Amerikan hegemonyasının kırılmasıydı. İkinci olarak ise, İran halkının Amerikalılarla ciddi bir yüzleşmedeki iradesini gösterdi."
Devrim Muhafızları Sözcüsü Ramazan Şerif, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"Bu konunun özü çok ciddiydi ve çok belirleyici yansımaları da oldu. Birkaç gün önce, operasyonun ikinci yıldönümünün arifesinde, bölgedeki ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (Centcom) komutanı, İran İslam Cumhuriyeti'nin füzelerinin Ayn el-Esed'i vurduğunda son derece güçlü, isabetli ve ürkütücü olduğunu itiraf etti."(Ajanslar)



