Türkiye’de her dört çocuktan biri beslenme, ısınma ve giyim gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. 2006’dan 2010’a önemli düzelmeler kaydedilse de halen 4,6 milyon çocuk maddi yoksunluk içerisinde yaşamaktadır. Bölgeler arasında da çocuk yoksulluğu açısından derin farklılıklar bulunmaktadır. Doğuda daha vahim olduğu görülen çocuk yoksulluğu Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan çocukların yüzde 40’ını olumsuz etkilemektedir. Ciddi maddi yoksunluk koşullarında yetişmenin yanı sıra çocuklar hayatlarının geri kalanında gelir ve fırsat eşitsizliği gibi siyasal ve ahlaki sorunlarla karşılaşacaktır. Çocukların yoksullukta yetişmesinin ekonomik kalkınma üzerinde de olumsuz etkileri söz konusudur. Bu bakımdan yoksul çocuklara yönelik araştırmaların derinleştirilmesi ve etkili destek politikalarının acilen tasarlanması gerekiyor.

Türkiye’de her dört çocuktan bir maddi yoksunluk çekiyor

Yetişkin yoksulluğu geçici olabilen bir durumken çocuk yoksulluğu genelde ömür boyu süren ve sonraki nesillere aktarılan bir yoksulluktur. Bu bağlamda her ülkenin çocuk yoksulluğunu tanımlaması, tanıması ve kararlılıkla çocuk yoksulluğuna karşı savaşması elzemdir.  

Çocuk yoksulluğu çok boyutlu bir durumdur ve dolayısıyla birçok farklı ölçütü bulunmaktadır. Bu araştırmada maddi yoksunluğu yansıtan üç farklı ihtiyaca odaklanılmıştır. Hanelerin beslenme, ısınma ve giyim ihtiyaçları temel ihtiyaçlar olarak belirlenmiş, bu ihtiyaçların hiçbirini gideremeyen hanelere maddi yoksunluk içerisindeki haneler, bu hanede yaşayan bireylere maddi yoksunluk çeken bireyler denmiştir. Maddi yoksunluk, diğer bazı gelire dayalı yoksunluk ölçütlerinin aksine, gelir dağılımının değil yaşam koşullarındaki mutlak olumsuzlukların bir ölçütüdür.

Tablo 1 Maddi yoksunluk, 2006 ve 2010

 

 

2006

2010

Yoksul çocuk sayısı (Bin kişi)

Yoksul çocukların çocuklar içindeki payı (%)

Yoksul çocuk sayısı (Bin kişi)

Yoksul çocukların çocuklar içindeki payı (%)

Maddi yoksunluk

6,735

34.7

4,583

24.4

Beslenme

13,395

69.1

12,577

66.9

Isınma

8,770

45.2

7,585

40.3

Giyim

11,669

60.2

7,665

40.8

Toplam çocuk sayısı

19,392

 

18,800

 

   Kaynak: TÜİK tarafından yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları 2010 mikro veri seti; Betam

Bu araştırmada, 0-15 yaş aralığındaki çocukların maddi yoksunluk durumlarını incelemek amacıyla Gelir ve Yaşam Koşulları Anketinin 2006 ve 2010 yılı verilerinde yer alan beslenme, ısınma ve giyim ihtiyacını yansıtan değişkenler kullanılmıştır. Bu değişkenler sırasıyla, “iki günde bir et, tavuk, balık ya da içeren yemek yeme durumunu”, “evin ısınma ihtiyacını yeterince karşılayabilme durumunu” ve “yeni giysiler alabilme durumunu (ikinci el hariç)” yansıtmaktadır. Bu ihtiyaçların hiçbirini gideremeyen hanelere mensup çocuklar “maddi yoksunluk içerisinde çocuklar” olarak tanımlanmıştır. Temel ihtiyaçları yeterince karşılayamayan haneleri ve sahip oldukları çocukları “yoksul” olarak kabul edebiliriz. 2010 yılında Türkiye’de yaşayan 4,6 milyon çocuk, yani her dört çocuktan biri maddi yoksunluk çekmektedir (Tablo 1).

Maddi yoksunluğun alt kalemlerine bakıldığında 2010 yılında Türkiye’deki çocukların yüzde 40,3’ünün ısınma ihtiyacını yeterli derecede karşılayamadığı, yüzde 40,8’inin ise eskiyen giyeceklerini yenileyemediği görülmektedir. Gün aşırı et, tavuk ya da balık içeren yiyecekler yiyememe durumu ise Türkiye’deki çocukların beslenme ihtiyaçlarını yeterince karşılayamadıklarını göstermektedir. Türkiye’de 12,5 milyon çocuk gün aşırı et, tavuk ya da balık tüketememektedir. Her üç çocuktan ikisinin gün aşırı bile ana protein kaynaklarına ulaşamıyor olması çocukların sağlıklı beslenemediğine işaret etmektedir.

Kuşkusuz 2006 yılından 2010 yılına bir iyileşme kaydedilmiştir. Bu süre zarfında tüm çocuklar içerisinde maddi yoksunluk çekenlerin oranı yüzde 34,7’den yüzde 24,4’e gerilemiştir. Maddi yoksunluğu tanımlayan alt kalemlere bakıldığında bu iyileşmenin özellikle giyim ihtiyacının giderilmesindeki düzelmeden kaynaklandığı görülmektedir. Giyim ihtiyacını karşılayamayan çocuk oranı yüzde 60,2’den yüzde 40,8’e gerilemiştir. Bu dikkat çekici iyileşmede giysi nispi fiyatında gözlemlenen büyük düşüşün önemli rol oynadığı tahmin edilebilir. Isınma ve beslenmede de,  daha az olmakla beraber, iyileşme kaydedilmiştir.  

Çocuk yoksulluğu doğuda daha vahim

Veriler bölgeler bazında önemli farklılıklara işaret etmektedir. Tablo 2’de maddi yoksunluk olarak ölçülen çocuk yoksulluğunu bölgeler ayrımında verilmektedir. Genel bir bakışla Türkiye’nin batısından doğusuna gidildikçe çocuk yoksulluğunun arttığını görmek mümkündür. Batı Marmara, Ege, Doğu Marmara, Batı Anadolu, Orta Anadolu ve Batı Karadeniz’de çocuklar arasında maddi yoksunluk çekenlerin oranı Türkiye ortalamasının altındadır. Bu bölgeler arasında Batı Anadolu (yüzde 13,6) ve Orta Anadolu (yüzde 15,5) çocuk yoksulluğunun en düşük olduğu bölgeler olarak temayüz etmektedir. Diğer taraftan İstanbul ve Akdeniz’in Türkiye ortalamasına çok yakın oldukları görülmektedir. Bu bölgelerin çok göç alıyor olmaları bir açıklama olabilir.   

Doğu Karadeniz ve Kuzeydoğu Anadolu bölgelerinde her üç çocuktan biri maddi yoksunluk içinde yaşamaktadır. Açık ara ile Türkiye’de çocuk yoksulluğunun en yaygın olduğu bölge ise Güneydoğu Anadolu’dur. Bu bölgede yaşayan çocukların yüzde 42,1’i maddi yoksunluk çekmektedir. Diğer bir ifadeyle, Güneydoğu Anadolu bölgesindeki haneler toplam 1 milyon 200 bin çocuğun ne beslenme, ne ısınma ne de giyim ihtiyaçlarını karşılayabilmektedir. 

Tablo 2 Bölgelere göre çocukların maddi yoksunluğu, 2010

 

Maddi yoksunluğa göre       (Temel ihtiyaçlara ulaşım)

Tüm Türkiye

 

 

Yoksul çocuk sayısı (Bin kişi)

Yoksul çocukların çocuklar içindeki payı (%)

Toplam çocuk sayısı (Bin kişi)

Toplam nüfus (Bin kişi)

TR1 İstanbul

736

24.5

3,008

12,692

TR2 Batı Marmara

125

20.0

627

3,085

TR3 Ege

408

19.7

2,075

9,289

TR4 Doğu Marmara

283

17.4

1,627

6,691

TR5 Batı Anadolu

219

13.6

1,610

6,726

TR6 Akdeniz

554

23.6

2,342

9,055

TR7 Orta Anadolu

159

15.5

1,030

3,739

TR8 Batı Karadeniz

171

16.8

1,019

4,385

TR9 Doğu Karadeniz

173

29.3

590

2,496

TRA Kuzeydoğu Anadolu

215

30.0

715

2,101

TRB Ortadoğu Anadolu

340

26.0

1,307

3,603

TRC Güneydoğu Anadolu

1,201

42.1

2,851

7,481

Türkiye

4,583

24.4

18,800

71,343

               Kaynak: TÜİK tarafından yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları 2010 mikro veri seti; Betam

Güneydoğu Anadolu bölgesinde çocuk olmak her açıdan dezavantajlı

Table 3’de maddi yoksunluğu tanımlamak için kullanılan alt kalemlerin bölgesel dağılımları verilmektedir. Gün aşırı et, tavuk ya da balık içeren yiyecekler yiyememe durumu Türkiye’deki çocukların yüzde 66,9’unu olumsuz etkilemektedir. En avantajlı bölgelerde (İstanbul, yüzde 57,4; Orta Anadolu, yüzde 55,6) bile çocukların yarısından fazlası gün aşırı et, tavuk ya da balık yiyememektedir. Bu oran Güneydoğu Anadolu bölgesinde yüzde 80’e ulaşmaktadır. 

Türkiye’deki çocukların yüzde 40,3’ü ısınma ihtiyacını yeterli derecede karşılayamadığını söyleyen hanelerde yaşamaktadır. Türkiye’nin batı bölgelerinde daha az sıklıkla karşılaşılan yeterince ısınamama sıkıntısı İstanbul’da, Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde çocukların yaklaşık yarısını etkilemektedir.

Türkiye genelinde çocukların yüzde 40’ının ise eskiyen giyeceklerini yenileyemediği görülmektedir. Bu durum Akdeniz, Doğu Karadeniz ve Ortadoğu Anadolu bölgelerinde Türkiye’nin geneline kıyasla daha sık gözlemlenmektedir. Kuzeydoğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise çocukların yarısından fazlası eskiyen giyeceklerinin yerine yenisi alamamaktadır.

Tablo 3 Alt kalemlere göre bölgesel çocuk yoksulluğu, 2010

 

Beslenme

Isınma

Giyim

 

Yoksul çocuk sayısı (Bin kişi)

Yoksul çocukların çocuklar içindeki payı (%)

Yoksul çocuk sayısı (Bin kişi)

Yoksul çocukların çocuklar içindeki payı (%)

Yoksul çocuk sayısı (Bin kişi)

Yoksul çocukların çocuklar içindeki payı (%)

TR1 İstanbul

1,726

57.4

1,484

49.3

1,169

38.9

TR2 Batı Marmara

405

64.6

166

26.5

215

34.4

TR3 Ege

1,316

63.4

647

31.2

659

31.8

TR4 Doğu Marmara

1,007

61.9

578

35.5

569

35.0

TR5 Batı Anadolu

1,115

69.2

455

28.2

360

22.4

TR6 Akdeniz

1,650

70.5

884

37.7

1,060

45.3

TR7 Orta Anadolu

572

55.6

299

29.1

321

31.2

TR8 Batı Karadeniz

740

72.6

326

32.0

326

32.0

TR9 Doğu Karadeniz

405

68.8

234

39.7

260

44.2

TRA Kuzeydoğu Anadolu

506

70.8

275

38.5

398

55.7

TRB Ortadoğu Anadolu

842

64.4

652

49.9

586

44.8

TRC Güneydoğu Anadolu

2,292

80.4

1,584

55.6

1,741

61.1

Türkiye

12,577

66.9

7,585

40.3

7,665

40.8

                 Kaynak: TÜİK tarafından yayınlanan Gelir ve Yaşam Koşulları 2010 mikro veri seti; Betam

Sonuç ve politika önerileri

Son yıllarda gerçekleşen kişi başına gelir artışlarının yoksulluğu azalttığı ancak halen küçümsenmeyecek sayıda hanenin çocuklarının temel ihtiyaçlarını yeterince karşılayamadığı görülüyor. Bu hanelerde yaşayan çocukların ciddi maddi yoksunluk koşullarında yetişmelerinin, gelir ve fırsat eşitsizliği gibi siyasal ve ahlaki sorunların yanı sıra ekonomik kalkınma üzerinde de olumsuz etkileri söz konusudur. Türkiye’de işgücünün eğitim düzeyinin son otuz yılda gelişmiş ülkeleri yakalayan ülkelere kıyasla çok düşük kaldığı günümüzde artık yaygın olarak kabul görmektedir. Aynı zamanda eğitim kalitesinde OECD ülkeleri arasında sondan ikinci olduğumuz bilinen bir gerçektir. 2030’larda Türkiye’nin hiç olmazsa Güney Kore’nin gelişmişlik düzeyini yakalayabilmesi için çok esaslı bir eğitim reformu elzem görünüyor. Ancak her dört çocuktan birinin yaşam koşullarında gözlemlenen ciddi yetersizliklerin eğitim sürelerini ve eğitim başarılarını olumsuz etkilememesi düşünülemez.

Bu bakımdan yoksul çocuklara yönelik araştırmaların derinleştirilmesi ve etkili destek politikalarının acilen tasarlanması gerekiyor. Çocuk yoksulluğuna yönelik araştırmalar özellikle beslenme ve ısınma sorunlarına odaklanmalıdır. Gün aşırı hayvan proteininden yoksunluğun ne kadar önemli olduğu, bitkisel proteinin ne ölçüde hayvansal proteini ikam edebildiği araştırılarak gerçekçi bir protein zafiyeti haritası çıkarılmalı ve buna göre maddi destek politikaları düşünülmelidir.

Kömür yardımlarının arttığı ve siyasal bağlamda çok tartışıldığı bir ortamda yeterince ısınamadığını söyleyen hane sayısında nispeten sınırlı bir azalma olmuş olması düşündürücüdür. Bu sınırlı iyileşmenin bir kaç nedeni olabilir. Yakacak yardımlarının tamamı gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmıyor olabilir. Doğalgaz fiyatlarındaki nispi artış kimi haneleri yakıttan tasarrufa zorluyor olabilir. Düşük gelirli haneler yalıtma kaynak ayıramıyor olabilir. Bu konular araştırılarak elde edilen bulgular ışığında mevcut yakacak yardımları gözden geçirilmelidir.

Genel olarak da yoksulluk araştırmaları ve yoksullukla mücadele TÜBİTAK ve Kalkınma Bakanlığı tarafından öncelikli alan ilan edilmelidir. (Hürseda Haber)